Öne Çıkanlar Onur Akay Diclekent Mahallesi Sultandan beklenen klip! Işıl Yücesoy Kara Para Aşkta! Tümay Özokur Oyunculuk ve Yaşam Atölyesi

Özge Ulusoy, Olcay Ünal Sert'e konuştu: 'Bir gecede şöhret olmadım'
Röportaj: OLCAY ÜNAL SERT / Akşam

-'Kadın İşi'nde nasıl bir rolü canlandırdınız?
Yapımcılığını TAFF Pictures'ın  yaptığı, yönetmenliğini A. Taner Elhan'ın gerçekleştiğirdiği 'Kadın İşi Banka Soygunu' adlı sinema filminde Nihal adlı şehirli ve akıllı bir kadını canlandırdım. Nihal bankada çalışıyor. Bir dostluk filmi bu. Dostunuz için en fazla ne kadar ileri gidebilirsiniz bunu sorguluyor. Eğlenceli güzel bir film oldu. Arkadaşına yardım etmek için banka soyan bir genç kızı oynuyorum. 

-Nihal karakteriyle benzeşen taraflarınız var mı?
Nihal karakteri bana yakın bir karakter çünkü, işinde gücünde, kendi ayakları üzerinde duran, çalışmayı seven, hayattan istediklerini bilen bir karakter. O yüzden Nihal'e can verirken hep şunu düşündüm; Özge ne yapardı? Bunu yaparken, Nihal de bunu yapar mıydı diye kendi kendime çok düşünürek oynadım. Çokta severek oynadım. Nihal yeri geldiğinde hatta biraz kurnazlıkta yapabilen, işini de bilen bir kız. Ben o kadar kurnaz değilim. Ama bakalım kurnazı nasıl oynadım hep birlikte göreceğiz. 
-Cilveli birisi mi? 
-Güzel bir kadın. Güzel olduğununda farkında.
-Filmde kimler rol alıyor?
-Meltem Cumbul, Esra Dermancıoğlu, Filiz Ahmet  ve ben başrolleri paylaşıyoruz. 
-Filmi izlediniz mi?
-Filmi gösterime girdiğinde izleyeceğim. Festivallere gidecek bir film olduğunu biliyorum. Ben bu filmi çekerken güzel tepkiler aldım. Ekibimizden ve ekip dışında ki insanlardan güzel sözler duydum. 
Ece Filiz, Meltem Cumbul, Esra Dermancıoğlu ve Özge Ulusoy'un başrollerini paylaştığı 'Kadın İşi' adlı film 17 Ocak 2014'te vizyona girecek.


-Rol gereği hırsızlık yapıyorsunuz, seyirci kendinden birşeyler bulabilecek mi?
-Evet, biz banka soyuyoruz ama neden soyduğumuzun da bir hikayesi var tabi ki. Bunu filmi izleyince görecek seyirci. Güzel bir dostluk filmi... Dostunuz için neler yapabilirsiniz, onu anlatıyoruz. Eğlenceli tarafları da var, dramatik olan tarafları da var. Filme girince izleyici her duygudan biraz tadacak. Ben diyorum ki sinemaya girince izleyici kendinden çok şey bulacak.
-Bayanlara hitap eden bir film galiba …
-Aynen öyle ama erkeklerede hitap eden bir film. Açıkçası bayanların nasıl düşündüğünü merak ediyorum. Erkeklere bir sürü tüyo veriyoruz filmin içinde. 

Kadın İşi’yle 3’üncü filmini çeken Özge Ulusoy, ‘bildiğiniz ünlülerden değilim’ dedi: Altımda otomobillerim, yüzlerce çalışanım yok. Metroya da biniyorum.

BU SENE OYUNCULUĞA YATIRIM YAPACAĞIM

-Oyunculukta iddialı mısınız?
-Oyunculuk bu sene benim yatırım yapmak istediğim bir nokta. Sunuculuk devam edecek, modelliği de yapabilirim, yapabildiğim kadar yapacağım ama bu sene oyunculuğa ağırlık verip, o yolda ilerlemeyi düşünüyorum. 
-'Kadın İşi' derken kadınlara yönelik konular mı işleniyor?
-Hayır biz banka soyuyoruz. Herkesin dostunu, arkadaşını alıp birlikte izleyebileceği bir film. Dört ayrı karakterdeki arkadaşın hikayesi anlatılıyor. Gündelik hayatta da benim öyle bir grubum var. Beş kızız, hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz. Ne ailelerimiz, ne işimiz, ne hoşlandığımız şeyler ama çok yakın arkadaşız. 15 yıldır arkadaşlığımız devam ediyor. O yüzden bizim filmimiz çok gerçek bir film aslında. Gerçek duyguları anlatıyor. İnşallah seyirci de sevecek. Kankasını kapan salona gitsin diyorum 17 Ocak'tan itibaren!
-Arkadaşına yardım etmek için hırsızlık mı yapıyorsunuz?
-Çok fazla detay veremeyeceğim ama aynen öyle; zor durumda ki bir arkadaşına yardım etmek için hırsızlık yapıyoruz.
-İlk filminiz mi bu?
-Yok, daha önce 'Kutsal Damacana' da başrol oynadım. Ersin Korkut ve Şahin Irmak'la başrolleri paylaştım. Geçen sene 'Romantik Komedi' vardı, orada ufak ama önemli bir rolüm vardı. Bu da üçüncü sinema filmim. 
CAMERON DİAZ'DA CHARLİZE THERON'DA MANKENLİKTEN GELDİ, OYUNCU OLMANIZ İÇİN İLLA OKULU BİTİRMENİZ GEREKMİYOR!

-Çok iyi gidiyorsunuz. Eskiden mankenlikten oyunculuğa geçenlere karşı bir ön yargı vardı. Bu zamanla aşıldı artık...
-Ben her zaman bunu söylüyordum. Dünyada bunun örnekleri çok var. Cameron Diaz'da mankenlikten geliyor, Charlize Theron da mankenlikten geilyor. Hepsi çok başarılı oyuncular, Charlize Theron'un Oscar'ı var. O yüzden oyuncu olmak için illâ okulu bitirmeniz gerekmiyor! Birçok meslektede olduğu gibi... Ferhat Göçer çok başarılı bir müzisyen ama aslında kendisi doktor. O yüzden mankenlere neden ön yargıyla bakıldığını da çok anlamıyordum ben. Türkiyede de bir sürü başarılı oyuncumuz var mankenlikten gelen. Özellikle erkeklerde Kıvanç Tatlıtuğ ve Kenan İmirzalıoğlu modellikten gelip güzel bir oyunculuk kariyeri yarattılar kendilerine. O yüzden çokta taktir ediyorum her iki isimide. Çalışıp kendinizi eğittiğiniz sürece herkes yapabilir.
-Kadınlarda Cansu Dere ön plana çıktı...
-Evet, onunda oyunculuğunu çok seviyorum. Çok başarılı isimler var; Sema Şimşek var, Selma Ergeç var. Hepside işinde dört dörtlük çalışıyorlar.
-Eskiden defileler daha çoktu, azaldı mı artık?
-Bu sene çok oldu onu söyleyeyim size.  Bu son 8 ayda biz 8 defile yaptık, normalde bu kadar çok olmuyordu. Sektör yeniden canlanıyor. İnşallah yeniden böyle devam eder. Özellikle genç ve yeni modeller için çok önemli. 
-Fashion Week oldu tabi.
-E tabi Fashion Week yılda iki kere oluyor. Şimdi yenisi gelecek...
ETRAFIMDAKİLERLE DEĞİL KENDİMLE YARIŞIYORUM


-Nasıl hırslı birisi misinizdir?
-Hırs demeyelim, azimli biriyim ben. Çalışmayı ve başarılı olmayı seviyorum. O yüzdende etrafıma çok bakmadan, işimde gücümde, kendi hayatına konsantre olmuş bir biçimde çalışmaya devam ediyorum. Azimliyimdir, hırs demeyelim. Hırs daha kötü duygular barındırıyor içinde. Ben etrafımdakilerle değil kendimle yarışıyorum!
KİMSE BENİM HAYATIMI MERAK ETMESİN DEME ŞANSIMIZ YOK


-Zaman zaman özel hayatınızla ilgili haberler çıkıyor, bu haberlerden rahatsızlık duyuyor musunuz?
-Hayır duymuyorum. Eğer aslı astarı yoksa, tamamen kafadan uydurma haberler ise tabiki sinirleniyorum.  Ama biz insanların gözü önünde bir iş yapıyoruz. Ekmek paramızı buradan kazanıyoruz. Herkes beni izlesin, beni tv'de görsün ama benim hayatımı merak etmesin deme lüksümüz yok! Magazinci arkadaşlarımızda işlerini doğru yaptıkları sürece sorun yok. Şu anda çok kaliteli magazinciler var piyasada. Onlarında bize ihtiyaçları var, bizlerinde onlara ihtiyacımız var. Onlarada sonsuz saygı duyuyorum. Kimse benim hayatımı merak etmesin deme şansımız yok! O zaman bu işi yapmayacaksın. Ama tabi ki yalan haber çıktığında, yada benimle ilgisi olmayan biriyle yazıldığında, üniversite arkadaşımla beni yeni sevgilisi diye yazdıklarında haliyle sinirleniyorum. Bu da işin biraz gülü seven dikenine katlanır kısmı.  

BİR GECEDE ÜNLÜ OLMADIM


Şöhreti taşımak zor mu?
-Nasıl taşıdığınıza bağlı. Ben şöhret bir insanmış gibi yaşamıyorum. Yanımda yüzlerce çalışanım, altımda arabalarım falan yok. Ben metroya da biniyorum, her yerde kahve de içebiliyorum. Yanıma insanlar fotoğraf çektirmek için geldiğinde kimseyi kırmıyorum. Ben çok ünlüyüm hissiyle yaşamadığım için, birde benim zaman içerisinde oldu, ben bir gecede ünlü olmadım! Ben 10 yıldır modellik yapıyorum ve son 3 yıldır çok popüler bir isme sahip oldum.  Ama onun öncesinde 7 yıldır ben Türkiye'de ki bütün modacıların, tasarımcıların, ünlü firmaların defilelerine çıkan bir isimdim. Daha kendi halimdeydim. Survivor ile bu değişti. Zaman içerisinde benim olgunluğumla beraber, yaşımında büyümesiyle birlikte şöhreti taşımak zor birşey değil, güzel birşey insanların sizi sevmesi. 
-Kime benzetiyorlar sizi daha çok?
-Olivia Palermo diye bir tane stil ikonu var, ona çok benzetiyorlar beni. Bende çoğu fotoğrafmızda benzetiyorum. Birde 'Karayip Korsanları'nda oynayan Keira Knightley'e de benzetenler oluyor. O ikisi dışında yok. 


ALIŞVERİŞİ ÇOK SEVİYORUM!


-Filmin içinde de alışveriş var mı?
-Pek alışveriş yok filmin içinde ama kredi kartı borcu var tabi ki. Meltem (Cumbul) kredi kartı borcunu alışveriş için yapmıyor tabi ki. Bir çocuğu var ve tek başına ona bakıyor.  Bizimki gibi çanta, ayakkabı tutkusu yok.
-Peki efendim sizin alışveriş tutkunuz nasıl?
-Alışverişi çok seviyorum. Mesleğim gereği de yapmak zorundayım. Ben bu kıyafeti bir sene once giydim ondan sonra bir sene giyemedim. Neden giymedim? Bir kere onunla gözüktüm çünkü ama giyisi konusunda ekonomiğimdir. Giydiğim kıyafetleri peşpeşe giymem, biraz zaman geçmesini beklerim. İndirimleri takip ederim. Belli mağazalarda belli arkadaşlarım var. İndirim olunca hemen haber verirler, onun dışında çok istediğim bir parçaysa ve elimde kalmayacağına inanıyorsam hemen sipariş veriyorum. 
-En pahalı aldığınız şey ne?
-Çanta almışımdır herhalde. Çünkü çanta çok uzun bir sure kullanılan bir eşya. Benim annemden kalan çok güzel çantalar var. Allah bana güzel bir kız evladı verirse, ayakkabılar kalmayacak ama çantalar kalacak!

KÜRK GİYMEMEYİ TERCİH EDİYORUM
-Kürk konusunda ne düşünüyorsunuz? Hayvanseverler tepki gösteriyor biliyorsunuz.
-Ben suni deri giymeyi tercih ediyorum. Geçenlerde Deri Fuarı’nda podyuma çıktık, Orada ben bir modelim, askıyım ve taşımam gereken ürünleri taşıdım. Ama ben hayvansever olduğum için ve de hayvanları biraz fazla düşündüğüm için kürk giymeyi çok tercih etmiyorum açıkçası.
-Hülya Avşar bu konunun dünyada önce hallolması lazım dedi…
-Herkesin kendi tercihi, ben giyen insanlara da karışmam. Hepimiz özgür insanlarız. Ben onlar giydi, niye giydi demiyorum tabi ki. Ama ben kendi hayatımda giymeyi tercih etmiyorum. 
-Gönlünüzde yatan birisi var mı?
-Herşey yolunda gidiyor. Her ilişkide olduğu gibi biraz tartışmalarımızda oluyor. Gazetelere biraz farklı yansıyabiliyor. Bizde normal tartışmaları olan ama kendi içinde, ilişki sürdürüyoruz. Bazen yalan yanlış haberler çıkıyor ama etrafımızda ki insanlardan dağılıyor olabilir. Ben çok yakın arkadaşlarım dışında kimseye birşey anlatmıyorum ama belki onlar ağızlarından kaçırıyor olabilirler. Bir şekilde birilerinden duyuluyor, çok zor değil.

KIZDIĞIMDA ALLAHA HAVALE EDİYORUM
-Ünlülerin ilişkilerindeki ayrılıklar genelde medya üzerinden mi olur?
-Yok, böyle birşeye inanmıyorum, ilişkinin içinde birşey bitiyordur, sonra medyaya intikal ediyordur. Bilmiyorum benim başıma böyle birşey hiç gelmedi. Ben normal her genç kızın yaşadığı gibi bir ilişki yaşıyorum. Arkadaşlarımdan da görüyorum, her dakika kavga ediyor, barışıyor, ayrılıyor. Böyle şeyler oluyor, benim ilişkilerimde oluyor ama bunların kesinlikle magazinle, basınla alakası yok!
-Hiç etkisi olmuyor mu?
-Oluyor tabi, yalan yanlış birşey yazıldığında ilişkiyi etkileyebiliyor. Birgün aldatılıyorum, birgün başka birşey oluyor. 15 kişilik bir masada hiç tanımadığım birisiyle yazılabiliyorum. Üniversiteden arkadaşımla sevgili yazılabiliyorum. Ben muhabir arkadaşlarımla bu kadar iyi ilişkiler içerisindeyken bunlar yazılıyorsa şaşırırıyorum, doğru yapanlarda oluyor tabi ki.
-Aileniz de üzülüyor tabi ki değil mi?
-Evet, ben ençok ona üzülüyorum! Biz zamanla alışıyoruz tabi ki ama bazen kızdığında ‘gerisini Allah’a havale ediyorum’ diyorsun! Çok şükür ailem bana güvendiği için ve de gururda duydukları için bana soruyorlar, bende anlatıyorum.

2014’E ÇOK GÜVENİYORUM


2013 sizin için nasıl geçti?
-Ortalama geçti. Çok şükür güzel işler yaptım, gurur duyacağım projelerde yer aldım. İnşallah 2014 daha da iyisi olacak diye düşünüyorum. 2014’e ben çok güveniyorum. Hayatımda çok başka şeyler olacakmış gibi hissediyorum. İnşallah güzel şeyler olur.
-Yılbaşını nasıl geçirdiniz?
-Babamda  geldi bu yıl, ailece geçirdik. Yeni yılın tüm dünyaya huzur, sevgi, barış getirmesini diliyorum. Herkese bol kazançlı bir yıl olur umarım. Yeni yıl bereketli olsun diye de bugün kırmızı giydik. Arkadaşlarıma kaşkoldu, ojeydi, rujdu gibi minik hediyeler aldım. Yeni yılı bu yıl ailemle geçirebilmek için sırf yurt dışına çıkmadım. Bu sene ben aileyi seçtim
-Kendinize beyaz gelinlik diliyor musunuz?
-Yok daha değil! 2014 benim için erken.
-Çeyiziniz var mı?
-Yok ama zaman içerisinde toparlanır. 

ANNEMİN DEDİĞİ ÇIKIYOR!
-6. Hissiniz kuvvetli midir?
-6. Hissim kuvvetlidir ama her seferinde o 6. hissimi bilsem o bazı şeyler olmayacak zaten. Telefonu bazen insan gerilere atıyor onu düşündüğü zaman ve o dediği de çıkabiliyor. Annemin dediği çıkıyor, o yüzden biraz dinlemek lazım. 6. Hissim kuvvetlidir, rüyalarımda arada çıkar. Birini görmediysem uzun bir sure sonra haberini alabilirim. Biraz dinlemem lazım annemi.
-Milli Piyango bileti aldınız mı?
-Almadım, buradan çıkınca alacağım.
-Milli Piyango’dan para çıksa ne yaparsınız?
-Hayvan barınağına ayırırım. Yeterde artar bile, sonrasında da dünya turuna çıkmak isterim. 
-En çok gitmek istediğiniz ülke neresi?
-Peru’ya gitmek isterim. Daha once Venezuela, Panama, Küba ve Kolombiya’yı gördüm Surviver zamanında. İstiyorum ki Peru’yu da göreyim. Hem doğal güzellik olarak istiyorum, hemde kültürel açıdan ormanları, doğası güzel, o yüzden görmek istiyorum.

DÜZENLİ YAŞIYORUM, İYİ UYKU UYUMAYA ÇALIŞIYORUM
-Nasıl besleniyorsunuz?
-Düzenli yaşıyorum, iyi uyku uyumaya çalışıyorum her ne kadar yorgun olsamda. Her ne kadar çok zayıfladın deselerde kendime iyi bakıyorum. Kendinize iyi bakarksanız, sorun yok sağolsun, ailemde yanımda herşeyi hallediyoruz birlikte.

MEHMET ALİ BİRAND ÖLDÜĞÜNDE AĞLADIM
-2013 yılında çok sayıda ünlüyü kaybettik. Ağladığınız haberler oldu mu?
-Mehmet Ali Birand vefat ettiğinde ağladım. Özel hayatımda da bir sürü haber oldu. 2013’te hepimizin tadının kaçtığı dönemler oldu. Bunların 2013’ten sonra geçeceğini astrologlarda söylüyorlardı. İş hayatım açısından benim için güzel geçti, özel hayatım konusunda da huzurlu sayılırım. İnşallah 2014’ün çok daha iyi olmasını diliyorum.
ŞU SIRALAR DELİ GİBİ BEYONCE DİNLİYORUM


-Müziği seviyorsunuzdur mutlaka. Neler dinlersiniz? 
-Pop müziği seviyorum. Şu aralar deli gibi Beyoncé dinliyorum!
dinliyorum. Genelde hoşuma giden her tür müziği dinliyorum. Sabahları Klasik Müzik dinlerim. Ardından popülar müzik dinlerim. Şu sıralarda dediğim gibi Beyoncé’un hastasıyım.
-Türklerden kimi dinliyorsunuz?
-Tabi ki Sezen Aksu, Ajda Pekkan ve Tarkan.
-Sizde şarkı söyler misiniz?
-Yok bir kere O Ses Türkiye’de söyledim, bir daha da söylemem. O da Acun’un sahnesinde. 
-Beğenediler galiba.
-Yok şarkı söylemeyi düşünmüyorum.
TÜRK KADINI ÇOK ZEVKLİ


-Dekolteye dikkat ediyor musunuz?
-Dekoltenin ölçüsünü kaçırmamak lazım. Vücuda göre giyinmek lazım. Ben hep aynı şeyi söylüyorum. Türk kadını çok zevkli. Giyinmeyi de çok seviyor ama vücut tipine gore giyinmekte bazen şaşırıyor.  Sende uzun boy var, bacak var herşey yakışır diyorlar. Hayır bana da herşey yakışmıyor! Mini etek yakışmıyor, bazı çanta ve pantolonlar yakışmıyor, bana da yakışmayan şeyler var. Önemli olan onu görebilmek! Boyu kısa olan hanımlara, çok diz üstü çizmeleri tavsiye etmiyorum. Ama dizin altında kalan model ise giyebilirler. Ayakkabılarda dikkat edilmesi gereken şeylerde var topuk ölçüsüne dikkat edilmeli. Ben bile giyerken bazen platformda çok yüksek mi oldu diye düşünebiliyorum. Topuklu giyince boyları uzamıyor, aksine herkes ayakkabıya bakıyor. Kısa boy, uzun boy önemli değil, kendine bakmayı bildikten sonra sorun yok. Benim mesleğim bu tabi ki boyum olmasaydı da başka bir meslek yapardım. Önemli olan kendimizi sevip, kendimizi nasıl güzel gösterebileceğimizi bilmek.

TAKI VE AKSESUAR KULLANMAYI SEVİYORUM
-Takılarla aranız nasıl?
-Takıya çok düşkünüm. Her yerim neredeyse takı dolu, genelde böyle geziyorum. Çekimim olmadığı zamanlarda gezmeyi çok severim.  
-Ne kadar var?
-Çekmeceler takı dolu tabi ama sayamam. Tasarımcı arkadaşlarım da var, bana sürekli takı yolluyorlar. O yüzden çok fazla seçenek var evde. Bir mağaza açabilirim.
-Dükkan açın öyleyse…
-Dükkan mı açayım …. (gülüyor) Ben takı ve aksesuar kullanmayı seviyorum.
-Ayakkabılarınız da çok güzel…
-Evet, şu an tanıtımını yaptığım ayakkabılarım Tergan’a ait. Ben çok beğendim. Böyle platformluları çok seviyorum. Hem gündüz giyiliyor, hemde kolay üstünde duruyorum. Herşeyle kombinlenebiliyor, o yüzden çok güzel bir model.
-Yeni sezonda neler revaçta olacak?
-Bu sezonda, asker postalları çok var. Bağcıklı postallar var. Topuklusu, diz üstü olanları var. Çok uzun olanlarıda var, neredeyse kalçaya kadar gelenleri. Yine klasik streptoları var. Streptolar her elbisenin özellikle gece kulüplerinin kurtarıcısıdır. Mutlaka her bayanın, en azından siyah bir streptoları olması lazım. Onun dışında ben suet modelleri çok seviyorum. Birde tabi ki zımbalar, taşlar devam ediyor. Her ne kadar, modası geçiyor desekte tropların geçmiyor aslında. Sokakta herkeste rastlayabilirsiniz. Bende çok seviyorum. Bu trend son iki senedir çok popüler hayatımızda ama ben bundan iki sene önce de zımba kullanıyordum. Bu moda geçsede ben yine kullanacağım, önemli olan sizin yakıştırdığınızdır kombinde. (OLCAY ÜNAL SERT / AKŞAM)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.