Öne Çıkanlar Öcalana ev hapsi Selin imer Ceceli Reina İstanbul Nükhet Duru olmasaydı hâlâ gazeteciydim! Yusuf Pirhanasn

Kadına yönelik şiddete hayır demek için 20 sebep
Kadına şiddetin boyutları sadece 3. Dünya ülkeleriyle sınırlı değil. Kadın hakları konusunda önemli gelişmelere imza atan ülkelerde bile, kadına yönelik şiddet giderek artıyor. Eşine düşüncelerinİ açtığında dövülen, ailesine aklından geçenleri söylediğinde 'cezalandırılan', hatta bazı ülkelerde toplum içerisinde kendisini ifade ettiği için linç edilen kadınların hepsi Mirabal kardeşlik olarak bilinen ) kardeşlerin kaderini paylaşıyor.

Anneler, sevgililer, eşler, kız kardeşler... her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında konu olan kadına şiddet hızla artış göstermekte. Türkiye'de her gün 4 - 5 kadını ailesi ya da eşi tarafından öldürülüyor!

Kadına Şiddetin Türkiye ve Dünyadaki Hali:

Namus cinayetleri: 5 kadın
Nefret cinayetleri (cinsiyet ve etnik, dini grup ayrımcılığı) : 6 kadın intihar 35 kadın Aile içi ve eş cinayetleri: 294 kadın yaşamını yitirdi. Benzer olaylarda 458 kadın yaralı olarak kurtuldu. Türkiye'de 2014 yılında 12 kadın fuhuş 142 kadın taciz ve tecavüz şikayetinde bulundu. 202 kadının fuhuşa zorlandığı sebebiyle emniyet güçlerine başvurdu.
Peki kadına şiddet sadece onu fiziksel müdahale midir? Kadına uygulanan manevi şiddet de ülkemizde artmış durumda! Türkiye'de kayıt dışı çalışan kadın toplam 4.032.000 civarında! Peki bu gezegenin günah keçisi sadece Türkiye ve 3. dünya ülkeleri mi? Asla. Dünya genelinde her 4 kadından biri aile içi şiddete uğruyor. Dünya genelinde her üç kadından biri tacize uğruyor. Ve yine dünya genelinde cinayete kurban giden kadınların yarısı aile içi ve yaşadıkları ilişkilerde gördükleri şiddet sebebiyle yaşamını yitiriyor.
Kore'de kadınlarının üçte ikisi eşinden şiddet görüyor. Britanya’daki şiddet suçlarının dörtte biri kadına yönelik aile içi şiddet suçlarıdır. ABD'de her 5 kadından biri tecavüz girişimine maruz kalıyor. Bu durum kadınların yarısında 17 yaşından önce gerçekleşiyor. ABD'de 30 milyona yakın sayıda kadın aile içi şiddet mağduru. Bu kadınların bir çoğu kaçacak yerleri olmadığı için kendisini çaresiz hissediyor.
Avrupa Birliğinde kadınların %27'si aile içi şiddete uğruyor. %27'lik kısmın yarısı korktukları için polise başvuramıyor. Kanada'da her 6 günde bir, bir kadın eşi ya da birlikte yaşadığı kişi tarafından öldürülüyor. Kanada'da pek çok kadın eşleri tarafından öldürülme şüphesiyle yaşıyor. Her yıl milyonlarca kadın özellikle Afrika'da 'sünnet' olmaya zorlanıyor. Bu eyleme maruz kalan kadınların büyük bir bölümü hayatları boyunca acı çekiyor ve çeşitli hastalıklarla boğuşuyorlar.
Kadına karşı şiddetin sözde en az yaşandığı ülkeler olan İsveç, Norveç ve Finlandiya'da yaşanan tecavüz olaylarının sadece %10'u ortaya çıkartılabiliyor. Baltık ülkelerindeki hukuk sistemi tecavüz gibi cinsel saldırı olaylarında tatmin edici cezalandırmalar uygulayamadığı için kadınlar tecavüz olaylarını yargıya taşımaktan çekiniyor. Özellikle Finlandiya dünyada tecavüze karşı en 'hoşgörülü' ülke olarak biliniyor. Finlandiya aynı zamanda dünya üzerindeki kadına yönelik işlenen suçların bildirilmesinde 3. ülke konumunda! Pek çok kadın medeni olarak görülen ülkelerindeki bu tutum sebebiyle medeniyetsizliği hissediyor.

Kadına şiddet küresel bir sorun, sadece birkaç ülkeyi parmakla göstererek çözülebilecek bir durum söz konusu değil en modern olarak gördüğümüz Baltık ülkelerinden, saygıyı ön planda tutan Doğu Asya ülkelerine kadar dünyanın hemen her yerinde kadına karşı şiddet ve suç, korkutucu boyutlarda.

Türkiye'de her gün 4-5 kadın, Kanada'da her 6 günde 1 kadın şiddet sebebiyle yaşamını yitiriyorsa dünya ortalamasına vurduğumuzda kadının yok yere ölmediği, şiddet görmediği gün yok gibi gözüküyor. Dünyada kadınların şiddetten kaçıp kurtulabilecekleri bir ülke de yok. İşte bu yüzden 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Tüm ulusların bir araya gelerek kadına karşı şiddetle mücadeleye destek vermesi gerekiyor. Yoksa bu korkutucu oranlarla dünya asla kadınlar için güvenli bir gezegen olmayacak.

Uyuşturucudan son 10 yılda 2 bin kişi öldü

Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarının toplandığı rapora göre, 2007’den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle öldü. Son 3 yılda 680 bin kişi tedavi gördü ve bunlar için 2.5 yılda 147 milyon lira harcandı
8 bakanlığın çalışmalarının yer aldığı “Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyet Raporu 2017”ye göre, Türkiye’de 2007’den bu yana 2 bin 148 kişi uyuşturucu madde kullanımından yaşamını yitirdi. 2014-2016 yılları arasında 680 bin 575 kişi uyuşturucu tedavisi görürken, ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı’na ise 2,5 yılda toplamda 106 bin 112 çağrı geldi. Raporda, uyuşturucu tedavisinin maliyetine ilişkin veriler de yer alıyor. Buna göre, son 2,5 yılda uyuşturucuyla mücadele kapsamında sadece ilaç ve tedavi masrafları için 147 milyon 346 bin 531 lira harcandı.

Uyuşturucu madde kullanımında yaş ilkokul çağına kadar düştü. Sokaklar madde etkisindeki gençlerle dolu. AMATEM’ler ise yoğun tedavi talebine cevap vermekte zaman zaman zorlanıyor. Türkiye’de özellikle son yıllarda yaygınlaşan uyuşturucu madde bağımlılığıyla mücadele noktasında çalışmalar ise yoğunlaşıyor.

Uyuşturucu Röntgeni:

Başbakanlık ve TBMM; aralarında Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın olduğu sekiz bakanlığın son 3,5 yılda uyuşturucuyla mücadele konusundaki çalışmalarını 176 sayfalık “Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyet Raporu 2017’de topladı. Türkiye’nin “uyuşturucu röntge-ni”nin çekildiği raporda, madde kullanım oranlarından yardım talebinde bulunan ailelere, gerçekleştirilen ilaç ve tedavi harcamalarından yakalanan uyuşturucu miktarlarına kadar pek çok bilgi ve proje yer alıyor. Türkiye’de 2007-2016 arasında 2 bin 148 kişinin uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilen raporda, 15-64 yaş arası genel nüfusta en az bir defa uyuşturucu kullanan yaklaşık 1,3 milyon kişi olduğu kaydediliyor. Milliyet’in ulaştığı raporda öne çıkan bazı veriler şöyle:

Tedaviye 147 Milyon TL

Uyuşturucu tedavisinde maliyet her geçen yıl artıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıtlarına göre, uyuşturucu ile mücadele kapsamında tedavi giderleri, 2014 yılında 34 milyon 354 bin 570 TL iken 2016 yılında 53 milyon 935 bin 62 TL’ye; ilaç giderleri de 2014 yılında 16 milyon 777 bin 205 lira iken 2016 yılında 21 milyon 941 bin 54 liraya yükseldi. 2017’nin ilk 3 ayında ise 32 bin 290 hasta için 18 milyon 519 bin TL ilaç ve tedavi harcaması yapıldı. Bir diğer ifadeyle Türkiye son 2,5 yılda uyuşturucuyla mücadele kapsamında sadece ilaç ve tedavi masrafları için 147 milyon 346 bin 531 lira harcadı.

Narkotim’ler Görevde:

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 2014’te kurulan Narkotim’ler 2015 yılında 2 bin 940 olayda 4 bin 657 şüpheli, 2016’da 2 bin 143 olayda 3 bin 483 şüpheli, 2017’de ise 279 olayda 306 şüpheli yakaladı. Güvenlik güçlerinin kayıtlarına göre ülke genelinde 2014’te 77 bin 664 olayda 117 bin 686 şüpheli yakalanırken, 2015’te 73 bin 17 olayda 108 bin 3 şüpheli, 2016’da ise 81 bin 222 olayda 114 bin 276 şüpheli hakkında işlem yapıldı. 2016 yılında ülke genelinde 104 milyon 814 bin 589 adet uyuşturucu madde (hap vb.) ele geçirilirken, 155 bin 849 kilogram uyuşturucu madde (esrar, eroin, kokain vb.) de yakalandı.

ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı’na ise 2,5 yılda 106 bin 112 çağrı geldi. Bunların 73 bin 329’unu tedavi talep eden bağımlılar oluştururken, 12 bin 748’i destek talep etti. Madde Bağımlılığı Tedavi merkezlerinde ayakta ve yatarak tedavi gören hasta sayısı ise bir hayli fazla. 2014’te toplam 247 bin 502 hasta tedavi görürken, 2015’te 193 bin 949, 2016’da ise 239 bin 124 kişi uyuşturucu madde tedavisi gördü.

Türkiye’de 2017 itibariyle 37 AMATEM’de toplam yatak kapasitesi 914 iken, 7 ÇEMATEM’de toplam 105 yatak kapasitesi bulunuyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre yetişkinler için 2014 yılında 152 bin 524, 2016 yılında ise 91 bin 968, çocuklar için ise 2014 yılında 14 bin 662, 2016 yılında da 6 bin 247 tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildi.

Eğitim Programları:

Her yaş grubuna özel modüllerden oluşan Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) hayata geçirildi. TBM kapsamında 28 bin 349 rehber öğretmen eğitilerek, okullarda uyuşturucu ile mücadele programlarını yürütmeleri, öğrencilere doğru yaklaşım sergilemeleri, erken tanı ve tedavi süreçlerini desteklemeleri sağlandı. 19 bin 187 aile hekimine bağımlılık ile mücadele eğitimi verilerek sorumlu olduğu nüfusta uyuşturucu kullanan birey ya da ailesine erken tanı ve danışmanlık hizmeti sunması sağlandı.

Diyanet devrede:

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yapılan çalışmada uyuşturucu ile mücadele kapsamına ilişkin veriler de sunuluyor. Buna göre Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2015 ve 2016 yıllarında toplam 3 bin 577 vaaz/hutbe, bin 36 konferans/panel, 427 Cezaevi ve Denetimli Serbestlik dersleri ile din görevlilerine yönelik 640 eğitim gerçekleştirildi.

Kasder ve Kastamonu dernek başkanı Muzaffer Taş’ın düzenlediği Kadına ve Uyuşturucuya Hayır Paneline, siyasi partiler, sanat, sinema, spor ve ekonomi dünyasından önemli isimlerin katılacağı bu panelde siz değerli basın mensubu dostlarımızı da aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.