Öne Çıkanlar Selen Tek Bilgen Bengü İsmail Türüt Kurtlar Vadisi Arzuhan Doğan Yalçındağ

Ceyda Düvenci, 'Karanlıkta Diyalog'un gönül elçisi oldu.
 Ceyda Düvenci "Karanlık benim 4 yaşımda annemle tanıştığım birşey"
OLCAY ÜNAL SERT


Ziyaretçilerin görme duygularını kullanmadan tamamen karanlık bir ortamda günlük yaşamlarını deneyimleten dünyanın önde gelen sosyal girişim projesi 'Karanlıkta Diyalog'un gönül elçisi Ceyda Düvenci İstanbul Gayrettepe Metrosunda basın mensuplarıyla birlikte karanlıkta yürüdü. Görme engelli vatandaşların yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için başlatılan sosyal proje kapsamında Ceyda Düvenci'ye dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana ulaşan Dialog in the Dark İstanbul Kurucu Ortağı Hakan Elbir eşlik etti. 
Hakan Elbir 'Tamamen empati duygusundan yola çıkarak böyle bir çalışma başlattık. Stand-up, tiyatro, müzik, şiir dinletileri ve dansta yer alacak" dedi.
Ünlü isimler destek verecek
Ceyda Düvenci "Daha önce Hamburg'da yaşadığım Karanlıkta Diyalog deneyimi şimdi İstanbul'da, bence herkes bu deneyimi görmeli." dedi. Songül Öden, Berna Laçin, Dolunay Soysert, Sinan Tuzcu, Beste Bereket ve Umutsuz Ev Kadınları'nda oynayan diğer oyuncu arkadaşlarının da destek vereceğini söyleyen Düvenci "herkes Görme Engellilerin yaşadıkları hissetmek için buraya gelmeli. Buraya gelince hayatınız değişecek..." dedi. 


Ceyda Düvenci "Karanlık benim 4 yaşımda annemle tanıştığım birşey" dedi.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Düvenci; "Karanlık benim 4 yaşımda annemle tanıştığım birşey. Ve kendi başıma çocukken çoğu kez düşünüp annemin nasıl şeyler yaşadığını anlamaya çalıştım. Daha sonra 'Karanlıkta Diyalog'u Hakan'la (Elbir)  duyduğumda ki daha önce 'Karanlıkta Yemek' sosyal sorumluluk projesine de katılmıştım, bana 'Hamburg'ta bunu bizler için deneyimleyebilir misin' dedi, severek kabul ettim. Ardından İstanbul'da da açılmasını istedim. Biz aslında şu anda görme engellilerin dünyasındayız... Ve ne giydiğimiz, ne dilimiz, dinimiz, ırkımız, güzelliğimiz, çirkinliğimiz, vücudumuzda görünen bir yara bere o kadar önemsiz ki... En önemli şey sadece yürekten konuşmak...  " dedi.
Annesinin kendisi 4 yaşında iken trafik kazası geçirdiğini söyleyen Düvenci, "1981 yılından beri annemin gözleri görmüyor. O zamandan beri daha duyarlıyım bu konulara. Ben annemi engelli olarak görmüyorum. Görmemesini o hayatta çok güzel şeylerle kapattı. Çünkü o zaman başka duyular devreye giriyor, böyle birşeyle yaşamaya başladığınız zaman hayata algılarınız değişiyor ve başka bir bakıyorsunuz hayata." dedi.


Karanlıkta tiyatro ve sinema ....


Sosyal etkinliklerin artarak devam edeceğini söyleyen Ceyda Düvenci, "Karanlıkta Diyalog'a Karanlıkta Tiyatro da eklenecek. Bu sene yoğunluğumdan dolayı tiyatro da olamayabilirim ama seneye kısmetse olacağım." dedi. Görme engellileri konu alan sinema filminde oynamayı çok istediğini söyleyen Ceyda Düvenci, "Her türlü engelde engelleri kaldırmak için buradayım. Bu sene en yoğun senem ona rağmen her türlü desteğe hazırım" diye konuştu.
'Yunusların Katliamı'nı durdurmak filmde oynayacak...


Yunusların Katliamı için bir film çekileceğini söyleyen Ceyda Düvenci "Buradan çıkıp oraya gideceğim. Bu tür projelerde yer alınca kendimi işe yaramış hissediyorum. 19 senedir yaptığım mesleğimin bir karşılığı olduğunu düşünüyorum. Hayvanlara yapılan her türlü şiddeti kınıyorum. Özge Özder'in kurduğu derneğe bende üyeyim, Beyoğlu'nda Yunuslar için bir film çekeceğiz, bir sürü ünlü katılıyor. Kısa bir reklâm spotu..." dedi.
Ekonomik sorunlarla uğraşmaktan hayatta bir sürü sorunu unuttuk...


Kızı Melisa ile çok güzel bir anne kız ilişkisi olduğunu söyleyen Düvenci, "Karanlıkta insan başka bir boyuta geçiyor. Bütün ilişkileri başka bir boyuta geliyor. Biz sizinle senelerce birlikte çalışıyoruz. Ama karanlıkta birbirimize dokunduğumuz gibi hiçbir zaman dokunmadık birimize. İçeride ki iletişim ve ilişki çok saf ve çıktığımızda da çok başka bir boyutta. Yolumuzu bulamadığımızda bir birimizin omuzunu tuttuk... Burası küs olan insanların bile barışabileceği yer. Ekonomik sorunlarla uğraşmaktan hayatta bir sürü sorunu unuttuk... Burada bir sürü duyu organımızı kullandığımızı hissettik, hayalinizde nereyi gezdiyseniz orası orasıdır... Malesef çok fazla kitap okuyan bir toplumda değiliz. Ben çok kitap okuduğum için hayal gücüm hiç ölmedi. Kitap okurken ben kendimi o ülkede hayal ediyorum... Okuduğum yer benim ülkem oluyor, gezdiğiniz yer de sizin şehriniz... Çöpleri olmayan, yerlere tükürülmeyen, sigara içilmeyen, birbirine yardım edilen bir şehir, nasıl düşünürseniz ... " dedi.
Karanlıkta Diyalog'u önce Belediyelerimizin gezmesi gerekiyor...


Kaldırımların yüksek olmasına da değinen Ceyda Düvenci, "Bu sergi onu anlatıyor. Asıl engel insanın kendisi değil ama yapılaşma bir sorun. Yapılaşmayı da insan oluşturuyor, o zaman insan insanın engeli. Bence gerekli empati kurulmuyor. Karanlıkta Diyalog'u önce belediyelerimizin gezmesi gerekiyor, belediyelerde kaldırımları yapan insanların gezmesi gerekiyor ki görsünler. Bakın biz bir tane tahta köprüden geçerken bile, bir dakika burada birşey var, dikkat edin diye bağırdık, panik yaşadık. Düşünün ki onlar ne panikler yaşadı. Sesli uyarı bile daha yeni başladı, şeritler yeni, herşey yeni, yapılması gereken çok şey var." dedi. (AKŞAM)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.