Türk Pop Müziği'nin başarılı yorumcusu Hande Yener Selim Akar'a konuştu.

23 yıllık kariyerinde çok sayıda hit şarkıya imza atan ve başarısını 2023 yılında çıkardığı “Benden Bir Tane Daha Yok” isimli şarkıyla perçinleyen ünlü pop yıldızı Hande Yener, marka danışmanı ve fotoğrafçı Selim Akar’ın Your Medya yapımcılığında YouTube.com da yayınlanan Selim Akar Sorarsa isimli programına konuk oldu.

Sıla'dan Hatay'da Ücretsiz Stadyum Konseri Sıla'dan Hatay'da Ücretsiz Stadyum Konseri

Hande Yener Swissotel Bosphorus’un Kral dairesinde gerçekleşen çekimlerde Selim Akar’ın objektifine birbirinden iddialı pozlar verdi.

Yener hem bilinmeyenlerini anlattı hem de özel hayatıyla ilgili açıklamalar yaparken 2023 yılını cesur açıklamaları ile zirve pozlarıyla kapattı.

Fotoğraf: Selim Akar

BEN HALKIN SANATÇISIYIM, STAR EDASI İLE YAŞAMAK BENLİK DEĞİL
 

15 yıldır marka Pr danışmanlığını yapan Selim Akar’a teşekkür eden Yener, "Senin de çok emeğin var kariyerimde. Bu konuda sen bana çok büyük kardeşlik yaptın. 15 yılda gerçekten çok yol kat ettik seninle. En iyisisin yani herkes de zaten senle çalışınca kariyerinde başka bir noktaya geliyor. Artı medya ile olan ilişkilerim de sayende çok güzel toparlandı. Bunu da söylemeden edemeyeceğim. Bazen çünkü yanlış anlaşılmalar oluyor, bazen bizleri çok kibirli zannediyorlar. Halbuki ben halkın sanatçısıyım, bunu hep söylüyorum. Halkın içinden çıkmış biriyim zaten. O yüzden de hiçbir zaman için uzaklaşmak, halktan uzaklaşmak bir star edası ile yaşamak, bunlar pek benlik değil Selim, biliyorsun." ifadelerini kullandı.

'BENDEN BİR TANE DAHA YOK' TEK BAŞINA SAVAŞTI, BEN ŞİMDİ BİR TANE ARABESK SÖYLEYEYİM HERKES DİNLER'

-Hande Yener her zaman yener mi?  Senden 1 tane daha yok mu? Bu hayatta hiç yenilgin oldu mu?    

-Çok manipülasyona müsait bir yer sosyal medya. İnsan kendisini 500 milyon dinlenmişte gösterebiliyor. Bu yüzden radyo ve tv de 1 numara olmam benim için çok önemli. Sokak; radyo ve televizyon aslında sokağı simgeliyor. Benden bir tane daha yok tek başına savaştı. Ben zoru sevdiriyorum. Yani ben şimdi bir tane arabesk söyleyeyim herkes dinler, gerçek popüler müzik de seviliyor ama arabesk kadar diyemem. Ama onu geçti bu benim için büyük bir başarıdır. Bir zaferdir.

17 YAŞINDA ŞARKICI OLABİLMEK İÇİN EVDEN KAÇTIM. EŞİM, ŞARKICI OLMAMA İZİN VERDİĞİ İÇİN ANLAŞMALI EVLENDİM. 'BEN ŞARKICI OLACAĞIM, DESTEK OLACAKSAN SENİNLE EVLENECEĞİM' DEDİM.

SEZEN AKSU'YLA VAKİT GEÇİRİYORUM, DÜŞÜNSENE!. BEN KADINI BİR SANİYE GÖRÜR MÜYÜM DİYE HAYAL EDERKEN O STARIN EVİNDEYİM. BÜTÜN GÜN ONUNLAYIM.

-'Önüme duvarlar çekilince evden kaçtım' demiştin, o günlerdeki psikolojini bize açıklar mısın?

-Tabi, 15-16 yaşlarındayım ve sürekli müzikle ilgili ne yapacağız diyorum aileme. Annem de beni sürekli oyalıyor ben farkındayım tamam kızım ortaokulu bitir liseyi bitir öyle. Ya dedim ben niye konservatuvara gönderilmiyorum. Sonra anladım ki yok yani istemiyor annem açıkça söyledi.

Bu sefer tabii bende de bir hayal kırıklığı başladı. 17 yaşındayım, kendime öyle bir kariyer düşünürken birdenbire ket vuruldu buna. Liseyi bitir üniversiteye git diyorlar, ben diyorum ki ben ne iş yapacağım, ben şarkıcı olmak istiyorken başka bir şey okuduğumu düşünemiyorum. Bu sefer bu bende ters tepti okuldan soğudum uzaklaştım, nefret etmeye başladım her şeyden. Sen dedim kendi yolunu kendin bulacaksın. Kendi kendime buna inandım. 17 yaşında işte, kimseye önermiyorum tabi, evden kaçtım. Sonra evlendim ama eşimle de anlaşmalı evlendim. Ben şarkıcı olacağım destek olacaksan senle evleneceğim dedim. Destekliyor musun; yoksa hani 'izin vermem' dersen 'olmaz' dedim, yani evlenmem. 'Ben' dedi; 'destek olurum tamam, yapabilirsen yap' dedi. O da sandı ki, ben ulaşamayacağım yapamayacağım sandı. Yanlışlıkla izin verdi yani. Sonra tabi ben o süreçte bir sürü şuradan ulaşırım böyle yaparım şöyle yaparım diye diye Sezen Aksu'ya ulaştım. Tabi öncesinde bayağı bir kovaladım 1,5- iki yıl. Ve sonunda ulaştım kendisine beni vokalist olarak yanına aldı. Ve asistanı da oldum ayrıca. Beni kısa sürede tanıdıktan sonra sevdi ve asistanı yaptı. Bu benim için tabi çok ultra bir şeydi yani bütün gün Sezen Aksu'yla vakit geçiriyorum düşünsene. Ben kadını bir saniye görür müyüm diye hayal ederken o starın evindeyim. Bütün gün onunlayım. Ne isterse beni arıyor soruyor, işte 'şu nerede?', 'bu nerede?, 'onu bağlasan, bunu bağlasan' diyor hem sekreterliğini yapıyorum hem asistanlığını yapıyorum hem vokalistliğini yapıyorum. Çok hızlı bir okul oldu benim için orası. Dedim ki; 'Hande sana gösteriyor Allah bak'. Yani bu yaşamı izle öğrenebileceklerini öğren ve kendi kariyerin için inşa etmeye başla. Öyle başladı benim için.

Hande Yener Selim Akar'ın sorularını yanıtladı.

ANNEM İLK SEZEN AKSU KONSERİNE GELDİ ŞOKA GİRDİ, BENİMLE GURUR DUYDU.

-Despot ve kuralcı bir anneden 'Sen benim akıllı kızımsın' diyen bir anneye dönüştürmek zor oldu mu?

-Şimdi tabi annem bana önce ne yapıyorsun filan dedi sonra evlendim çocuk yaptım. Annem zannetti ki uzaklaşacak bu işten, sonra baktı ki ben şarkıcı oluyorum, zorluyorum oraları. Sürekli eşimi arayıp yapma izin verme falan diyormuş. 'Bu kız gece hayatında, biz bu kıza nasıl sahip çıkacağız?' diyormuş.

Hande Yener - Sezen Aksu - Levent Yüksel

Sonra ben tabi Sezen Aksu'nun yanında vokalistliğe başlayınca, konserimiz vardı Rumeli Hisarı'nda ve Sezen Hanım bana bir tane de şarkı söyletiyor özel, “Firuze” okuyordum ben. 'Anne' dedim, 'seni bir konserimize davet edeyim de gel bak neler yapıyorum bir gör' dedim. Geldi şoka girdi; Sezen Aksu'nun yanında vokalistim ve önde solo şarkı okutuyor bana, beni alkışlatıyor seyirciye, ne güzel övgülerde bulunuyor tabi, annem çok gurur duydu öyle olunca. Düşüncesi tamamen değişti.

Fotoğraf: Selim Akar

MAĞAZADAN KAZANDIĞIMLA KİRA VE BEYAZ EŞYA TAKSİTLERİNİ ÖDÜYORDUM. OTOBÜSLE GİDİP GELİYORDUM İŞE. HER DOLMUŞ DURAĞINDA AYAKLARIM ISLANDIĞINDA AĞLIYORDUM, 'ALLAH'IM DİYORDUM, 'BEN NE ZAMAN ŞARKICI OLACAĞIM?'

-Ayakkabıları olan, el bebek gül bebek büyütülen bir çocukluk mu yaşadınız? Çünkü insanlar sizin bir anda ışınlanmış gibi piyasanın tam göbeğine düştüğünüzü sanıyorlar...

-Orta halli ailenin çocuğuydum. Ne çok aşırı pahalı ne de çok aşırı fakirlik çektik. Ne de çok böyle aşırı pahalı alışverişler yapılmıyordu, normaldi eksiklerimiz olsa da her şeyimizi alabiliyorduk. Sonrasında ben evlenip mağazada çalışmaya başladığım dönemde maaşımla kiramızı ödüyoruz, eşim var o zamanlar, bir de beyaz eşya taksitleri ödeniyor. Otobüsle gidip geliyorum işe. Ayağımda botlarım, kışın otobüs durağında otobüsü beklerken botlarım şuraya kadar ıslanırdı bak, su çekerdi içine. Sırılsıklam ayaklarım donmuş parmaklarımı hissetmiyordum. Ellerim donmuş, yüzüm donmuş, istediğin kadar kalın giyin yani orada durakta otobüs bekliyorsun. Ayrı sinirlerim bozuluyor, durağa geliyorsun durakta indiğin yer değil ki evin, o saatte hava kararmış bir de eve kadar yürüyorsun. Böyle 2-3 senem geçti. Her dolmuş durağında ayaklarım ıslandığında ağlıyordum, 'Allah'ım' diyordum 'ben ne zaman şarkıcı olacağım?'

İLK ARABAMI 3 AY MEKÂNDAN HİÇ PARA ALMADAN ÇALIŞARAK ALDIM.

'YA BİZİM MALIMIZ OLACAKSIN' YA DA 'YAPMIYORUZ ALBÜMÜ' DİYORLAR. 'BU KADAR TUTUCUYSAN GİT EŞİNE FASULYE PİŞİR' DEDİ.

-Son günüm hatta Sezen hanımın yanından da ayrılıp gece işlerde sahneye çıkacağım için; 'Hande bu senin son otobüse binişin artık' dedim, 'gece çalışacaksın' zaten. Bir şekilde araba alman lazım gece işlere gidip gelmek kolay değil. Ondan sonra zaten barda çalışmaya başladım. Bar sahibine dedim ki, bana bir araba buldum kendime uygun fiyatlı, hesapladık üç ay çalışırsam hiç para almadan arabayı alabiliyorum. Öyle işe gittim geldim, gittim geldim, arabamı da öyle aldım.

Şirketlerle görüşmeye gittim geldim. Saçma sapan tekliflerle karşılaştım. Bir hayal kırıklığı oldu 'ben albüm yapamayacağım herhâlde' dedim. Çünkü 'ya bizim malımız olacaksın' ya da 'yapmıyoruz albümü' diyorlar. Diyorum ki; 'ne demek malınız olmak ya?', 'biz ne dersek onu yapacaksın. Erkek arkadaşın olmayacak biz hangi işe git dersek oraya gideceksin, ne giyin derse onu giyeceksin'. Ben dedim ki 'böyle albüm mü yapılır?'. 'Sen' dedi; 'bu kadar tutucuysan git eşine fasulye pişir, yemek yap' dedi. Çünkü 'ben evliyim' dedim bana başka gözle yaklaşmasınlar diye. 'Sen git' dedi, 'kocana fasulye ayıkla' dedi bana. Ben dedim ki 'bu lafı unutmayacağım', bu laf kırbaç oldu bana. Ben ha, eve gidip fasulye yapacağım ha, ama nasıl ağlıyorum bu sesle bana bunu mu dediniz. Sindiremiyorum da, bir de çünkü bakıyorum piyasadaki seslere o dönem 23-24 yıl önce... 'Ya bizim malımız olacaksın ya da yapmıyoruz albümü, yoksa git eşine fasulye ayıkla' dediler... 

-Bunlar fasulye yapmadıkları için mi buradalar?

-Hem öyle hem benim sesim de girebilecek durumda piyasaya yani 'ne alaka' diyorum 'neden giremiyorum' diyorum. Sonra öğrendik tabi başka şeyleri, piyasaya girmek öyle kolay değil. Birilerinin telefonu olmadan birileri seni o piyasaya sokmuyor. Sezen Hanımı aradım ben tekrar. Bana dedim çok kötü teklifler var.  'Sen gel ben sana bulurum' dedi. Gittim, sağ olsun yardımcı oldu. O zaman ilk çıktığım şirketi aradı; Doğan Müzik'ti. Orası da yeni kurulmuştu, Ercan Saatçi aradı. Aykut Gürel'le ortaklardı. 'Hande var' dedi 'benim vokalist ona da albüm yapacağız, sizle görüşmeye geliyor' dedi ve ilk çalıştığım şirket orasıdır. Sağ olsun Sezen Aksu sayesinde sektöre giriş yaptım.

-O zaman Hande Yener bu piyasada o zaman ki şartlarda hiç yem olmadı mı?

-Hiç, hiç yem olmadım. Çünkü zaten bu benim için çok önemli bir kriterdi.

-TUR BİNDİRDİM... İLERİYE PARK ETTİM, BEKLİYORUM... YALNIZLIK, DERTLİYİM, YALNIZIM. YANİ ZİRVE!..

-Türkiye'de müzikte yozlaşma var mı? Daha önce bakkal tarzı müzik yapanlarla kıyaslanmak istemiyorum demiştin. Bir tarihi açıklaman vardı; "Rap mi pop mu? kıyaslamasında! Kıyaslanmak istemiyorum boşluğunu nasıl doldurursun?

-Yani artık ben zaten o devirleri geçtim, müzikte 23. yılımdayım yakında 24. yılıma giriyorum, tur bindirdim yani. İleriye gittim park ettim bekliyorum sonra yine gidiyorum sonra yine ileri gidiyorum. Yalnızlık, dertliyim yalnızım. Yani zirve! Yani benim için artık çok bakmıyorum, piyasanın ne olduğunu biliyorum. Eskiden hep istiyordum değişik tarzlar denesin ama insanların içinden gelmiyor o kadar şey, benim geliyormuş, o kadar delilik herkeste yokmuş o.

POP MÜZİĞİNİN 4 YAPRAKLI YONCASI; BEN, DEMET AKALIN, GÜLŞEN VE HADİSE
 

-Peki Türk Sinemasında pek çok filme hayat veren; Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, 'Dört Yapraklı Yonca' olarak anılıyor. Sizce Pop müziğin dört yapraklı yoncası kim?

-Yok ya öyle şey olmaz, bizim dönemimiz bizim jenerasyonumuz için söylersek ben varım, Demet (Akalın) var, Gülşen var. Kadın mı olacak illa ki, dördüncü kim olabilir; Hadise olabilir belki,

-Peki daha önce Gülşen ve Demet Akalın'la alakalı görüşmediğimizle ilgili haberler yapıldı, manipülasyona açıktı, siz de 'sizi çok seviyorum kızlar' diye bir mesaj yayınladınız. Bu mesaja kimler döndü?

-Demet (Akalın) de döndü Hadise de döndü, Gülşen dönmedi bir tek.

ORADA TAŞ GİBİ DURAN BİRİ VAR YANİ!

-Türkiye'nin Pop Divası kim? Gerçek kraliçe sen misin?

-Yani kendi kendime bir şey diyemem ama söylenenlere göre orada taş gibi duran biri var yani.

Editör: Haber Merkezi