Öne Çıkanlar Son Şarkı sinema filmi Hilal Koçak Kral Çıplak Sibel Can Osman Kaptan

Mehmet Ali Erbil "Sadece elimi oynatabileyim diye hergün dua ediyordum"

Sinema sanatçısı ve şovmen Mehmet Ali Erbil yıllar sonra eski günlerine döndü... Sanatçı Posta'dan Oya Çınar'a konuştu.

Son konuştuğumuzda dört aylık bir yoğun bakım sürecinden sonra ilk uyandığınız zamandı ama sonra yine aylar süren bir hastane süreci geçirdiniz.

Evet maalesef çünkü bir yerim iyileşiyordu, başka bir yerimde arıza çıkıyordu. Böbrekte ve ciğerde bazı sorunlar çıktı. Tekrar ameliyatlar gerekiyordu. ‘Kötü hastalık’tan şüphelendiler. Kök hücre tedavisi uyguladılar, o çok iyi geldi bana. Böyle böyle dokuz ay geçti. Şimdi gayet iyiyim. Çok şükür atlattık hepsini.

Şimdi sıradan bir gününüz nasıl geçiyor?

Evden çıkmıyorum. Zaten pandemi var, nereye çıkacağım? Kontrollü bir şekilde arkadaşlarım yemeğe geliyor. Eskiden de çok farklı değildi. Öyle gezmelerim, gece hayatım yoktu. O açıdan bir fark yok. Televizyon izliyorum. Oğlum geliyor, onunla maç keyfi yapıyoruz.

BU HALDE OLMAM MUCİZE ALDIĞIM DUALARA TEŞEKKÜR EDİYORUM

Gün geçtikçe duygularınız, düşünceleriniz ne yönde değişiyor? Derin sorgulamalarına düştüğünüz konular var mı?

Onu yapmamaya çalışıyorum. İnsanın başına her şey gelebiliyor bu dünyada. Böyle bakıyorum. Sebat ediyorum, şükrediyorum. Bu hale gelmem bile bir mucize. “Sadece elimi oynatabileyim” diye dua ediyordum. Şimdi tek başıma ayağa kalkabiliyorum, dört beş adım atıyorum. Dualar çok önemli tabii. Çok sevgi ve dua biriktirmişiz. “İyilik yap denize at” demişler ya. O dualara çok teşekkür ediyorum.

Ekranda olmayı, işinizi özlediniz mi?

E tabii özlüyor insan. Çok teklif de geliyor ama henüz hazır hissetmiyorum. Bakalım, ilerleyen zamanlarda o da olur inşallah.

ZAMANINDA SOSYAL MEDYADAN ÇOK YÜRÜDÜM, YÜRÜ YÜRÜ NEREYE KADAR

 Aşkı özlediniz mi?

Özledim de hem yaşım hem yaşadıklarım itibarıyla çok zor geliyor artık. Çocuklarım var, torunum var. Torun olduktan sonra bambaşka oluyormuş. Hastalıktan dolayı hiç kucağıma alamadım ama görüntülü konuşuyoruz sık sık. Ona “Dede” demeyi öğrettik. (Gülüyor) Bunlarla çok mutlu oluyorum.

 “SON EŞİM TUĞBA COŞKUN’DAN SONRA BİR DAHA AŞIK OLMADIM”

En son tüm kalbinizle aşık olduğunuzu hissettiğiniz zaman ne zamandı?

En son, son eşim Tuğba’ya (Coşkun) aşık olmuştum.

Bundan sonra aynı şekilde aşık olma ihtimaliniz yok mu yani?

ŞU AN BİR SEVGİLİM OLSA ANCAK BİR HEMŞİRE OLABİLİR

Hastalık süreci libidonuzu da etkiledi mi?

Yani… Biraz tadım kaçtı açıkçası. Ha flört etmeyi özledim, o ayrı. Bir önyargım yok. Olmasın demiyorum. Bana da moral olur. Ama şu an sevgilim olsa herhalde bir hemşire olur. Çünkü başka bir yere gitmiyorum, en çok onları görüyorum. (Gülüyor)

“Ben iyi bir baba mıyım” diyor musunuz?

O konuda bir kaygım yok, iyi baba olduğumu söylerler. Tabii çocuklarım daha iyi bilir. Yasmin’le de artık arkadaş gibiyiz. Her şeyini anlatır bana.

Yok gibi görünüyor. Yeterince deneyimim var, her şeyi tattım. Yeterince ders aldım, ders verdim. Hiç öyle sosyal medyadan flört edeyim kafasında da değilim. Sıkılmışım demek ki.

Bundan emin miyiz? Bizim tanıdığımız Mehmet Ali Erbil en azından sosyal medyadan yürüyordur sanki?

Zamanında o kadar yürüdüm ki. Yürü yürü yürü nereye kadar yürüyeceğim yani! Şimdi daha dingin bir hayat yaşıyorum.

Daha önceki röportajlarımızda “O kadar da yüz göz olmayalım, erkek arkadaşlarını dinlemem” diyordunuz…

Biraz değiştim, o da artık 24 yaşında. Şu anki dönem çok farklı. Ama o hala kıskanır beni. (Gülüyor) Onda bir değişiklik yok. Ben farklı yaklaşıyorum artık. Annesi de ben de hiçbir şeyine karışmıyoruz. Kanıksadık. O da zaten aklı başında bir genç kız.

Hayatınıza dönüp bakınca, hiç kendinizi affedemediğiniz bir konu var mı?  

Birkaç tane var. Ama ne olduğunu söylemem. İçeride bir yerlerde duruyor onlar.

Genelde ayrıldığınız tüm kadınlarla bir şekilde dost kalmayı başardınız. Onların arasında sizi affedemeyen, kızgınlığı geçmeyen biri var mıdır sizce?

Üçünü eşim Sedef (Altuntaş). İkimizin geçen bir fotoğrafını gördüm; yan yana Amerikalı yıldılar gibiymişiz gerçekten. Ama yıldızlar da kayar diyelim. (Gülüyor)

Neden ayrılmıştınız?

Son eşim Tuğba’ya (Coşkun) aşık olmuştum. Dönüp bakınca, tüm eski eşlerim konusunda kendimi şanslı hissediyorum. Hepsi çok omurgalı, kendine saygısı olan kadınlardı. Zaten o yüzden yanımdalar. Hiçbirini mağdur etmedim. E bir de çocuklar var arada. Çocuk, bir sürü şeyi affettiriyor insanlara.

YAKALANMAMAK İÇİN MESAJLARI TUVALETTE ÇEKİYORDUM AMA SİLMEYİ UNUTUYORDUM

Hiçbir kadın tarafından aldatıldınız mı?

Şahit olmadım ama olabilir, kimse kimsenin peşine dedektif takmadan emin olamaz ki. Bir de kadınlar şeytandır, ayakta uyuturlar seni. Biz bir yalan söyleriz, iki saat sonra yakalanırız. Çok aptalız. O mesajı silmeyi bile akıl edemeyiz. Ben çok yakalandım öyle. Mesajı gidip tuvalette çekiyorum ama silmeyi akıl edemiyorum, düşünsene salaklığı. (Gülüyor) Bir defasında eski eşlerimden birine çok fena yakalanmıştım.

Mesajlarınızı mı okudu?

Yok daha fena. Direkt konuşmamızı dinledi. (Gülüyor) O şehir dışına çıkacaktı sanırım. Cep telefonu yoktu herhalde o dönem. Ben, o kapıdan çıktığı gibi üst kata çıkıp sevgilimi aradım, “Hadi gel” diye. Meğer taksi gelmemiş. O da içeri girip yeniden taksiyi aramak için telefonu açmış, alt kattan dinlemiş bizi. Bendeki hıza bak sen, bir 10 dakika bekle değil mi? Yok, çıktığı gibi telefona sarılmışım. (Gülüyor)

VASİYET YAZMAYACAĞIM, BENDEN SONRA TUFAN!

Hastane sürecinde vasiyet yazmayı düşündünüz mü?

Başlarda düşünmüştüm. Sonra bana bir psikolog tavsiye ettiler. O bana dedi ki “Ne kimseye bir şey ver, ne sat ne sav. Sen buradan sapasağlam çıkacaksın.” Ondan sonra değişti fikrim. Zaten hepsinin hayatını garantilemişim, evlerini almışım. Fazlası zaten ekstra olacak. Benden sonra tufan! (Gülüyor)

BUGÜNKÜ AKLIM OLSA NEFİSE KARATAY İLE O CESUR POZLARI VERMEZDİM

Bugünkü aklınız olsa televizyonda yine aynı Mehmet Ali Erbil olur muydunuz?  

Çenemi biraz daha tutmak isterdim.

Nefise Karatay ile o cesur pozları yine verir miydiniz?

Hayatta vermezdim! O dönem yurt dışında öyle şeyler çok yapılıyordu biz de burada öncü olmak istedik güya, hata ettik. Ona da yazık, benim kariyerime de yazık.

Evlendiğiniz her kadınla yine evlenir miydiniz?

Kesinlikle evlenirdim. Ama Sedef’i (Altuntaş) çok üzdüğüm için, onunla evli kalmak isterdim.

Fotoğraf: Ozan Güzelce

FİZİKSEL ÖZELLİKLER İKİNCİ ÜÇÜNCÜ PLANDADIR, BEN KOMİK KADIN SEVERİM

Kadınlar, sizce sizin neyinize tav oluyordu?

Ağzım laf yapıyor. Güldürmek çok önemli. Kadınlar bıkmış sürekli höt höt yapan maço erkeklerden. Ben eğlenceli bir adamım. Hele karşımdakinde de o kıvam varsa, yeme yanında yat yani. Daha da eğlenceli olurum.

Bir kadında sizi ilk çeken şey genelde ne oluyor?

Komik olması. Kültürlü ve donanımlı olması. Fiziksel özellikler hep ikinci üçüncü plandadır bende. 

Kaynak: Posta, Oya Çınar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.