"Hızır ve Kırklar" manevi ve mistik konusuyla dikkat çekiyor
"Hızır ve Kırklar" manevi ve mistik konusuyla dikkat çekiyor
İçeriği Görüntüle

Türk rock sahnesinin deneyimli davulcularından Aykan İlkan’ın Yemek The Movie’deki performansı, filmin yönetmeni Ebru Cengiz Ergen’i devam filminin ana karakterlerinden Platon’u onun üzerinden şekillendirmeye yöneltti. Ergen, İlkan’a Yemek The Movie – Ben Senim’deki ana rollerden biriyle birlikte filmin müzik direktörlüğünü teklif etmeye hazırlanıyor.

Aykan İlkan Sinema 007 99

Aykan İlkan,“Yemek The Movie” filmiyle, Rock sahnesinden Platon’a uzanan bir karaktere dönüşüyor.

Türk rock müziğinin en deneyimli isimlerinden Aykan İlkan, uzun yıllara yayılan müzik kariyerinin ardından bu kez sinemadaki performansıyla dikkat çekiyor. Bateri başındaki teknik hâkimiyeti, güçlü sahne enerjisi ve kendine özgü müzikal tavrıyla tanınan İlkan, Yemek The Movie’de kendi adını taşıyan karaktere hayat verdi.

Müzik yaşamına 1980’li yıllarda başlayan, Kargo’nun ilk dönem kadrosunda yer alan ve 1997’den itibaren Şebnem Ferah’ın albüm ve sahne çalışmalarında görev alan İlkan; son yıllarda yayımladığı “Kabusun Şehri”, “Bu Da Güzel” ve “Sensin” adlı solo çalışmalarıyla şarkı yazarı ve yorumcu kimliğini de öne çıkardı.

Sinema Sensin 009

Oyuncular filmde kendi adlarıyla yer aldı
Yönetmen Ebru Cengiz Ergen, gerçek insan hikâyelerinden hareket eden filmde oyuncuların büyük bölümünün kendi adlarını kullanmasını tercih etti. Ergen, kurmaca isimler yaratmak yerine gerçek insanlarla filmin gerçeklik duygusu arasındaki bağı korumayı amaçladığını belirtiyor.

Aykan İlkan’ın filmde canlandırdığı karakter de “Aykan” adını taşıyor. İlkan, 93 dakikalık filmin yaklaşık 15 dakikasında yer alıyor.

Filmde Aykan, peşindeki kimliği belirsiz tehlikeli kişilerden uzak durmaya çalışan, öfkesini sporla bastıran ve zihnini susturabilmek için kendisini fiziksel olarak tüketen bir adam olarak seyirci karşısına çıkıyor. Kimlerden ve neden kaçtığı ise ilk filmde açıklanmıyor.

Sinema Aykan İlkan

Boks salonundan gizemli yemek masasına
Aykan’ın hikâyesi bir boks salonunda başlıyor. Antrenman yaparak öfkesini kontrol altında tutmaya çalışan karakter, burada filmin zaman yolcusu Ellen (Olga Rohmir) tarafından ziyaret ediliyor. Ellen’a başlangıçta sert ve tepkili yaklaşan Aykan, genç kadının “Dur” emriyle aniden bilincini kaybediyor.

Gözlerini daha önce hiç görmediği bir evde açan Aykan, yumruklarını sıkarak temkinli biçimde odadan çıkıyor. Salona ulaştığında Ellen’ı yemek masasının başında, tehlikeli bir tebessümle kendisini beklerken görüyor.

Ellen, Aykan’dan masaya oturmasını ve yemek yemesini istiyor. Aykan direnmeye çalışsa da genç kadının “Otur” ve “Ye” gibi emirlerine mistik biçimde karşı koyamıyor. İnsanların taşıdığı acılardan söz eden Ellen, bir süre sonra “Sıra senin acında, Aykan” diyerek onun yanına geliyor. Elini alnına koyuyor ve yalnızca tek bir kelime fısıldıyor:

“Platon.”

Aykan’ın başı yemek masasının üzerine düşerken sahne, filmin devamında açılacak yeni hikâyenin ilk işaretini veriyor.

Aykan İlkan Sinema 007

“Rolün içine girdiğini fısıldayan bakışları vardı”
Ebru Cengiz Ergen, İlkan’ın kamera karşısındaki performansında kendisini en fazla etkileyen unsurun doğaçlama mimikleri ve bakışları olduğunu söylüyor.

“Aykan’ı yönetmen gözüyle ilk değerlendirdiğimde onda Tyler Durden’ı hatırlatan mesafeyi gördüm. Uçarı ve tehlikeli görünen dış katmanın altında deneyimli, yorgun ve kırılgan bir adam vardı. Bulunduğu ortamın içindeydi ama zihinsel olarak herkesten uzaktı. İlk filmdeki doğaçlama mimikleri ve rolün içine girdiğini fısıldayan bakışları, bu duygunun kamera karşısında da bir karşılığı olduğunu gösterdi.”

İlkan’ın performansının ardından devam filmindeki Platon karakterini onun üzerinden düşünmeye başlayan yönetmen, müzisyenin sahnedeki ritim duygusunun kamera önünde sessizlik, bakış ve zamanlama olarak karşılık bulduğunu ifade ediyor.

Platon, günümüz dünyasında yaşayacak
Serinin devam filmi Yemek The Movie – Ben Senim adını taşıyor. İlk filmde bu işlevi, zamanın paralel ilerleyen hattından insanların acılarını hisseden tarihsel karakter Horace Walpole üstlenirken, yeni filmin merkezinde Platon yer alacak.

Ancak Platon yalnızca yaşadığı tarihsel dönem içinde ele alınmayacak. Karakter, hikâyenin büyük bölümünde günümüz dünyasında yaşayan çağdaş bir insan olarak seyirci karşısına çıkacak.

Film; modernite ve teknoloji aracılığıyla kendi özünden uzaklaşan insanın içine düştüğü boşluğu, bu boşluğun ardından kontrolsüz biçimde spiritüalizme yönelmesini ve bunu reddedenlerin ilkel dürtülere dayanan keskin pragmatizmini Platon’un hissettiği acı üzerinden inceleyecek.

Diğer bir ifadeyle film, Antik Çağ filozofunun günümüz dünyasına ağıdını anlatacak.

“Sensin” için sinematografik bir sahne
Ebru Cengiz Ergen, Aykan İlkan’ın “Sensin” adlı eserini dinledikten sonra şarkının devam filmindeki Platon karakteriyle güçlü bir sinematografik bağ kurduğunu belirtiyor.

Yönetmenin tasarladığı sahnede günümüz dünyasında yaşayan Platon, “Sensin”i söylerken çevresindeki kalabalığı kolektif bir hipnozun içine çekecek. Bu kalabalık; modernitenin yarattığı boşluktan kontrolsüz bir spiritüalizme savrulanlarla, kendi yüzeyselliğini ve ilkel dürtülerini sorgulamadan yaşayan insanlardan oluşacak.

Ergen, şarkıyı dinledikten sonra İlkan’la yalnızca oyuncu olarak değil, devam filminin müzik direktörü olarak da çalışmak istediğini belirtiyor. Yönetmen, Aykan İlkan’a filmin ana karakterlerinden Platon’la birlikte müzik direktörlüğünü de teklif etmeye hazırlanıyor.

FabUK Production ve 24 Kare ortak yapımı olan Yemek The Movie, 3 Eylül 2026 Perşembe günü saat 18.00’de İBB Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilecek galanın ardından 11 Eylül 2026’da Türkiye’de vizyona girecek. Yapımcılığını Cem Kaplan, Ali Kaygısız ve Ebru Cengiz Ergen’in üstlendiği projede, Cüneyt Tüfekçioğlu’nun sahibi olduğu Cinemy Academy dağıtım ortaklığıyla yer alıyor.