Dijital mecrada yayınlanan, Cemre Onaylı’nın hazırlayıp sunduğu “Cemre ile TBT” programının bu haftaki konuğu Türk sinemasının ve televizyon dünyasının usta aktörlerinden Halil Ergün oldu.

70’li yıllardan bugüne tiyatro sahnesinde, beyaz perdede ve ekranlarda unutulmaz karakterlere hayat veren, özellikle “Yaprak Dökümü” dizisindeki Ali Rıza Bey karakteriyle hafızalara kazınan usta sanatçı, sanat yolculuğunu, Yeşilçam yıllarını ve sinemaya dair özlemlerini samimi bir şekilde anlattı.

Cemre Onaylı Halil Ergün

“90’LAR SANATIN ÇOK ÇETİN YAŞANDIĞI YILLARDI”

Halil Ergün, 90’lı yılları anlatırken o dönemin sanat üretimindeki yoğunluğa dikkat çekiyor. Tiyatronun, sinemanın, şiirin ve edebiyatın çok daha güçlü yaşandığını söyleyen Ergün, sanatın yaratıcı tavrının o yıllarda daha belirgin olduğunu ifade ediyor.

1970 yılında kendi tiyatro grubunun kuruluşunu anlatan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Ergin Orbey’in yönettiği “Küçük Prens” oyununda kral karakteriyle ilk profesyonel sahne deneyimini yaşadığı günleri de özlemle anıyor.

‘PARÇALI YILLAR’ FİLMİNE GÖRKEMLİ GALA
‘PARÇALI YILLAR’ FİLMİNE GÖRKEMLİ GALA
İçeriği Görüntüle

Dönemin tiyatro atmosferini büyük bir keyifle anlatan Halil Ergün, “O yıllar benim için müthiş yıllardı. İnsanlar tiyatroya koşuyordu. Günde üç seans oyun oynadığımız zamanlar vardı” diyor. Kurdukları “Ankara Birliği” tiyatrosunun sahnelediği “Asiye Nasıl Kurtulur?” oyunuyla tüm ülkede büyük ses getirdiklerini anlatan Ergün, “O dönem benim zenginliğimdi. Şimdi hatıralarımla yaşıyorum. Bir avuç kaldık…” sözleriyle duygusal anlar yaşıyor.

Cemre Onaylı Halil Ergün

“BENİM KUŞAĞIM MAMAK’TA DÖNÜŞTÜ”

Dedesi Halil İbrahim Bey’in Mustafa Kemal Atatürk ile ilk Meclis’te yer aldığını da söyleyen sanatçı programda, ailesinin kendisini vali ya da elçi olarak görmek istediğini ancak kendisinin sanata tutkuyla bağlı olduğunu anlatıyor. Mamak Cezaevi ziyaretlerini de anlatan Halil Ergün, “Mamak Hapishanesi benim kuşağımın hesaplaşmalardan geçerek dönüştüğü yerdir” diyor.

“SANAT, İNSANLIĞIN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİDİR”

Oyunculuğa hiçbir zaman şöhret ya da para kazanma amacıyla yaklaşmadığını söyleyen usta sanatçı, sanata bakış açısını ise programda şu sözlerle anlatıyor: “Para kazanmak ya da şöhret olmak için bu işi yapmadım. İnsanlığın zenginliği sanatın bütün alanlarında saklıdır. Hayatı anlatmak, insanı anlatmak, karakterleri yaşamak kültürün ve sanatın hazinesidir.”

Halil Ergün Dedemin Gözyaşları Img 20240924 Wa0008

“YEŞİLÇAM’I BİR DÖNEM KÜÇÜMSEDİK”

Türk sinemasının geçmişten bugüne gelişimini değerlendiren Halil Ergün, bir dönem entelektüel çevrelerin Yeşilçam’a tepeden baktığını söylerken “Şimdi dönüp bakıyorum da çok önemli işler yapılmış. Çok kıymetli filmler çekilmiş” diyor ve ustaları saygıyla anıyor.

“GENÇLERİN DERDİ SADECE ŞÖHRET OLMAMALI”

Programda, günümüz genç oyuncularına da mesaj veren Ergün, sanatın yalnızca şöhret ve para üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor ve “Tabii ki şöhret olacaksınız ama sanatın fonksiyon noktasından adım atacaksınız. Gençlerin tek derdi şöhret ve para olmamalı” diyor.

Cemre Onaylı Halil Ergün 2

“YOL” FİLMİNİN UNUTULMAZ HİKÂYESİ

1981 yapımı ve Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan “Yol” filminde canlandırdığı Mehmet Salih karakterini de anlatan Halil Ergün, filmin çekim sürecinde yaşananları ve Yılmaz Güney ile hapishane döneminde yaşadığı anıları paylaşıyor. Tarık Akan ile yaşadığı unutulmaz sahneleri anlatıyor ve “Yol heyecan verici bir filmdi” diyerek Yılmaz Güney sinemasını yad ediyor.